Tahakkümün Diyalektiği ve Halkın Suskunluğu
Her uzun iktidar dönemi yalnızca politik bir istikrar değil, derinleşen bir sınıfsal tahakküm biçiminin sürekliliğidir. Gitmeyen lider, gitmesine izin verilmeyen bir düzenin sonucudur. Çünkü...
Otomasyon Çağında Devlet: Refahın Çözülüşü, Güvenliğin Yükselişi ve Geç Faşizmin Eşiği
Kapitalizmin her tarihsel evresi yalnızca üretim tekniklerini değil, devleti de yeniden biçimlendirir. Devlet, üretim biçiminin siyasal suretidir; üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki gerilimin hukuki,...
Camın Ardındaki Gülüş
Bir fotoğraf bazen bir cümleden daha fazlasını anlatır; bazen bir dönemin bütün çelişkilerini tek bir yüz ifadesine sığdırır. Jandarma aracının camından bakan o genç...
Yurtsuzluğun İçimize Kurduğu Ülke
Bir kavram bazen yalnızca bir sözcük değildir; bir çağın iç sıkıntısını, bir toplumun derinlerde biriken huzursuzluğunu dile getiren geç kalmış bir tanıklıktır. “Solastalji” de...
Gonca Donarken, Güç Konuşurken
Pazar sabahına yakışır bir yazı için masaya oturduğumda, niyetim dünyanın ağırlığını biraz olsun askıya almaktı. Bu yılın ilk yazısına beyaz bir şeyler düşsün istemiştim;...
Şiddetin Gölgesinde Gençlik ve Kaybolan Gelecek
Bazı zamanlar vardır; tarih kendini gürültüyle değil, ince ve kesintisiz bir uğultuyla duyurur. Bu uğultu, üretim ilişkilerinin görünmez damarlarında dolaşır; gündelik hayatın en sıradan...
Önce Aynı Karanlığa Karşı
Bazı zamanlar vardır; insan düşüncelerini değil, önce konumunu seçmek zorunda kalır. Çünkü tarih, kimi anlarda tartışmayı askıya alır. Kavramlar geri çekilir, kuram susar, dipnotlar...
.: ‘Panama Kâğıtları’ Üzerine
Bundan bir yıl önce "John Doe" adında biri Almanya’nın bilinen gazetelerinden Süddeutschen Zeitung’dan bir gazeteciyle iletişime geçer. "John Doe" gerçekten John Doe; değildir. Bu...
Disiplinden Yaratıcılığa: Türkiye Sokaklarının Dönüşen Belleği
Bir halkın siyasal belleği yalnızca sandıklarda, anayasa metinlerinde ya da parti tüzüklerinde birikmez. O bellek, en çok da sokakta yaşar; bir duvar yazısında, yürüyüşün...
Yarına kalan ağır yük…
Çok çabuk panikliyoruz. Şaşkınlığımız yüz ifademize yansıyor. Gözlerimiz yuvalarında fırıl fırıl dönüyor.
Muhtemeldir kalp atışlarımız da hızlanıyordur. Ne yapacağımızı, ne diyeceğimizi bilmez bir halde kendimizi...

















