.: Kitaplar

alevilikTarihten Günümüze 
Alevilik Kızılbaşlık 

Hasan KAYA

Aleviliği anlamak ve tanımlamak, Alevi tarihini doğru kavramaktan ve bugüne kadar yapılan yanlışlardan arındırmakla mümkündür. Alevilik üzerine yapılan bu çalışma klasik çalışmalardan çok uzak ve farklı bir tarzda Aleviliği ele alarak tarih içinde yerli yerine koymuş, Aleviliğin gerçeklerinin görüşmesine olanak sağlamıştır. Yazar, içinden geldiği toplumun inançlarını, gerçeğini sorgulamakla kalmıyor; kimi yanlış kanılara, bilinmeyenlere de doğru sağlıklı yanıtlar arıyor. Zerduşt inancından günümüze, Aleviliğin muhalifliğine, ilericiliğine, laikliğine, köylü isyanlarına, dedelik kurumundan, Bektaşilik, Alevilik, Kızılbaşlık ve kadın konusuna; Alevilikle ilgili yazılmamış, konuşulmayanlar tüm yönleri ile özlü bir biçimde tarih içinde yerli yerine koyarak anlatılıyor.
Sınırsız Yayınevi, Ankara
İncesu Caddesi 29/B
Çankaya/Ankara
0312 434 30 31 / 0533 367 48 60
www.sinirsizkitapyayin.com

7

 

 Gümüş kapsında asma kilit DERSİM

Hasan KAYA

Bu hikâye kitabı okurun ilgisini çekecek destansı, şiirsel anlatımıyla birlikte, Anadolu’nun yakın tarihinde halkların yaşadığı acıları anlatırken kıyım, sürgün ve yok saymanın insan hayatlarına verdiği zararın onarılamaz olduğuna dikkat çekmekte.

‘’Hikâyeleri var, hep anlatılan. Hikâyelerimiz bizde, bizi vuran. Öyle sıradan bir yürek burkması, akşamın hüzün yeli değil hiç biri. Kurgusal bir yalanın erişemeyeceği kadar inanılmaz, bir o kadar gerçek. Zor hayatların zoru ile yazılmış. Kolay anlatılır, kolay dinlenir.’’
Dersim, Gümüş Kapısında asma kilit…
Dersim halkının bir kısmı kıyılır. Bir kısmı sürgün edilir. Bölge insansızlaştırılır. Bölgeye geçit veren yerlere kurulan karakollar asma kilitlerdir.
Bu asma kilitleri kırıp sılaya dönmek, sürgün edilenlerin bir on yıl kadar rüyalarını süsler. Sürgünde çocuklar doğar, sürgünde çocuklar büyür. En zoru da Dersim’de çocukluğunu bırakıp sürülenler yaşar. O sürgün çocukları vakti gelince sılanın yolunu tutar. Yaşanmamış acılı çocukluğunu arar, çocukluğunun Dervişlerini dile getirir.
O binlercesinin bıraktığı yerden başlar anlatmaya; ‘’Anadolu’da sürülmüş tarlalar boyu gelinciktik. Söğüt gölgesinde Bedrettin’ce kuru ekmeği bir zeytin tanesiyle üleşirdik. Dosttuk kurda kuşa, suya inen ceylana. Henüz düşman eli değmemiş, yanmamıştı ormanlarımız, yeşildik. Sabahın alaca ayazında ateşi çaldırdık, söndü ocağımız, kaynayıp pişemedik. Asasını yitirmiş Pir’in elinde kuru bir daldık, yollarda kaldık.’’
‘’Zamandı zaman içinde dönen arınan. Gün artık o gün, zaman artık o zaman değildir. Sevgiliye yüreğini açmış yardır akan sular. Duru aydınlık derinliğini aşikâr eden yürekler sevmesini ve üretmesini bilendir. Er kişi odur ki; bilir bilmenin, bilginin ateşini. Haktan çalan halka veren insandır makbul olan.’’

Sınırsız Yayınevi, Ankara

İncesu Caddesi 29/B 
Çankaya/Ankara
0312 434 30 31 / 0533 367 48 60
www.sinirsizkitapyayin.com


 

19978_266137903947_5604859_n (1)Göç Yolları
Göçmenlerin Sorunları

Hasan KAYA

Göçmenliğin değişik yönlerini ortaya koyarken, Türkiye özelinde insanlarımızın neden göçe mecbur kaldıklarını gözler önüne sermeye çalıştık. Yapılan yatırımlar, verilen krediler ve yardımların tümü Türkiye’nin dengeli kalkınmasını, kendine yeter düzeye gelmesini istemekten çok, yabancı sermaye için daha uygun sömürü alanlarının yaratılması ile sınırla kalmaktadır. Yabancı sermayenin asıl amacı bu olmakla birlikte, ülkenin ekonomik yaşamının canlanması ve ülkenin gelişmesine dolaylı katkıda bulunduğu da bir gerçektir… Bu dolaylı katkıyı abartmak yabancı sermayenin sömürüsünü ve asıl amaçlarını saklamak anlamına gelmektedir.

Yıllardır yurtdışında göçmenlerle iç içe, göçmenliğin tüm sıkıntılarını yaşayan Hasan Kaya, göç olgusunu bütün çıplaklığıyla: nedenleriyle ve çözüm önerileriyle gözler önüne seriyor


 

10961813_10153074630043948_22939036_nEcelsiz Ölümlere Yaz Beni

Hasan KAYA

Uzak olmak, gurbette olmak, gurbeti içinde duymak özlemler büyüttürür insana. Bu özlem kimi zaman bir sevgiliye kimi zaman anne, baba, eş ve çocuklara; kimi zaman da memlekete…

Hasan Kaya’da tümüne birden…

Ecelsiz Ölümlere Yaz Beni şiirin düzyazı ile içiçe girdiği özgün çalışmalardan birisi. Bir bakıyorsunuz şiirsel duyarlılık dizeler arasında gezdiriyor; bir de balıyorsunuz ki düzyazının engin olanakları kucaklayıveriyor sizi. Okuken özlemler kabartıyor; kendi gerçeğinizle burun buruna geliyorsunuz.

Ecelsiz Ölümlere Yaz Beni elinizden düşürmeden okuyacağınız bir yapıt…


11004434_10153074653003948_1667139436_n

 

%d blogcu bunu beğendi: