Şiddetin Gölgesinde Gençlik ve Kaybolan Gelecek

Bazı zamanlar vardır; tarih kendini gürültüyle değil, ince ve kesintisiz bir uğultuyla duyurur. Bu uğultu, üretim ilişkilerinin görünmez damarlarında dolaşır; gündelik hayatın en sıradan...

Yurtsuzluğun İçimize Kurduğu Ülke

Bir kavram bazen yalnızca bir sözcük değildir; bir çağın iç sıkıntısını, bir toplumun derinlerde biriken huzursuzluğunu dile getiren geç kalmış bir tanıklıktır. “Solastalji” de...

Camın Ardındaki Gülüş

Bir fotoğraf bazen bir cümleden daha fazlasını anlatır; bazen bir dönemin bütün çelişkilerini tek bir yüz ifadesine sığdırır. Jandarma aracının camından bakan o genç...

Demokrasinin Sınırlandırılması: Vesayet, Denetim ve Modern Devletin Kendi Sınırına Çarpışı

Türkiye’nin modern siyasal tarihine bütünlüklü biçimde bakıldığında, yüzeyde görünen olayların ötesinde daha derin bir hareketlilik belirginleşir. Darbeler, parti kapatmaları, yargısal müdahaleler, güvenlikçi siyaset, medya...

Otomasyon Çağında Devlet: Refahın Çözülüşü, Güvenliğin Yükselişi ve Geç Faşizmin Eşiği

Kapitalizmin her tarihsel evresi yalnızca üretim tekniklerini değil, devleti de yeniden biçimlendirir. Devlet, üretim biçiminin siyasal suretidir; üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki gerilimin hukuki,...

Işığın Diyalektiği

İnsan, kendi yarattığı mitlerde (söylencelerde) yaşar. Her mit, yalnızca bir inanç anlatısı değil, düşüncenin biçim değiştirmiş hâlidir. Işıkla karanlık, iyiyle kötü, tanrıyla şeytan arasında...

Siyaset Yapılmaz Denilen Yerde İnsanlar Ölüyor

Türkiye’de bazı olaylar yaşandığında, neredeyse refleks halini almış bir cümle dolaşıma sokulur: “Bu konuda siyaset yapılmaz.” Depremlerden sonra, maden facialarında, büyük yangınlarda, çocuk ölümlerinde...

Değiştirmenin Kolaylığı, Değiştirilemeyenin Ağırlığı

Tüketim toplumunun en belirgin başarısı, değişimi sıradanlaştırmasıdır. Nesneler, daha satın alındıkları anda eskime sürecine sokulur. Henüz işlevini yitirmemiş bir eşya, “geri kalmış” sayılır; hâlâ...

Adalet, Güçlülerin Kapısını Çalınca

Bazı metinler vardır; yazıya çağırmaz insanı. Tersine, yazıdan geri çeker. Kalemin ucuna gelmez, cümleye dönüşmez; boğazda düğüm olur, elde ağırlık, zihinde bir duraksama. Yazmak...

Yoksulluğun Bıçağı, Eşitsizliğin Çocuk Kurbanları

Bir çocuğun başka bir çocuğu öldürdüğü bir ülkede artık yalnızca suçtan değil; bir düzenden, bir siyasal akıldan ve bilinçli tercihler bütününden söz etmek gerekir....

Son Eklenenler