O Duvar, Duvarlarınız Sevgiyi Tutamaz
Bazı mektuplar yalnızca yazıldıkları kişiye gitmez. Zarfın içine konulan kâğıt, çoğu zaman bir evin kapısından içeri girmez yalnızca; bir toplumun vicdanına, bir dönemin karanlığına,...
İçimizdeki İlk Tanık
Bazı insanlar vardır; daha ilk karşılaşmada, aramızda kayda değer hiçbir şey yaşanmamışken içimde adını koymakta zorlandığım bir tedirginlik uyandırırlar. Bu duygu ne açık bir...
Bana Ne Diyememek
Sabahları pencereyi açtığımda içeri giren şeyin yalnızca rüzgâr olmadığını artık biliyorum. İnsan bazen yaşlandığı için değil, yaşadıkları biriktiği için başka türlü bakmaya başlıyor dünyaya....
Daha Fazlasının Karanlığı: Eski Bir Sorunun Yeni Şehri
Bir şehir düşünün: gecesi bile gündüz gibi aydınlık. Vitrinleri ışıl ışıl, tabelaları durmadan yanıp sönüyor. Camların ardında dizili nesneler yalnızca satılmak için değil, arzulanmak...
Sahip Olmak mı, Olmak mı: Unvanın Gölgesinde Bir Varoluş
İnsanın kendini kurma biçimi, çoğu zaman farkında bile olmadan seçtiği bir yoldan ilerler: Ya sahip olarak yaşar ya da olarak. Bu ayrım, Erich Fromm’un...
Makinelerin Suskunluğu, İnsanın İç Çöküşü
Bazı sesler vardır; yokluklarıyla yankılanır. Bir fabrikanın içinde, bir deponun floresan ışıkları altında ya da bir çağrı merkezinin boğucu düzeninde dolaşan o tuhaf sessizlik...
Aynı Gökyüzü, İki Dünya: Boş Poşetin Sessizliği ile Yüksek Duvarların Metafiziği
Aynı gökyüzünün altında, birbirine birkaç kilometre uzaklıkta duran ama birbirine ışık yılı kadar yabancı iki ayrı dünyanın iç içe akışını izliyoruz. Biri pazar yerinde...
Ateşi Taşıyanlar: Zerduş’tan Herakleitos’a, Anadolu’da Sönmeyen Kızılbaş Meşalesi
Efes’te, MÖ 6. yüzyılın o puslu zamanlarında, “karanlık” lakabıyla anılan bir filozof yürür sahneye: Herakleitos. Karanlık denir ona; çünkü söyledikleri kolay sindirilmez, çünkü hakikati...
Kabullenişin Gündelik Anatomisi
Bazen insanı en çok şaşırtan şey, büyük laflar değil; küçük anların içinden sızan büyük farkındalıktır. Sıcak bir çayın buğusu yükselirken, masada gündelik şeylerden konuşuluyordur:...
Başlamamanın Diyalektiği: Zamanın, Bedenin Ve İtaatin Sessiz İsyanı
Çağımızın en büyük suçu yüksek sesle işlenmez. Ne sokakta ne mahkeme salonunda. Sessizdir, görünmezdir ve çoğu zaman erdem kisvesiyle dolaşır: Sürekli çalışmak, hep meşgul...

















