1Değişim doğanın dayattığı bir şeydir. Her şey değişiyor, değişmeyen tek şey o meşhur sözde olduğu gibi değişimin kendisi, bir de bizim siyasilerimiz.

Bu ülkenin siyasileri ne zaman işler istedikleri gibi gitmese dört elle milliyetçiliğe sarılıyorlar. Din iman, vatan millet edebiyatı bir birine karışıp gider.

Hep de; kendilerini vatan kurtaran kahraman, eleştirenleri, karşı çıkanları vatan haini ilan ederler.

Kural yine değişmedi.

Erdoğan, sıkıştıkça eski siyasilerin, darbeci generallerin bir zamanlar sarıldığı, o paslı silaha sıkça sarılmaya başladı. Önüne geleni, eleştireni kürsülerden vatan hainliği ile suçluyor.

Oysa daha dün yine aynı kürsülerden; Erdal Eren, Ahmet Kaya için gözyaşı döküyor ve onları vatan haini ilan edenleri lanetliyordu.

Bütün bunları unutmuş olması olanaksız. Konuşmalarını kendisi yazmıyor da olsa, en azından aynalardan okuduklarında aklıda kalanlardan şu an kendisi ile çeliştiğinin farkındadır.

Ancak bu ülkede milliyetçiliğin, din iman söyleminin her zaman iş yaptığını bildiğinden dört elle bu eski söylemlere sarılıyor.

Yurtdışındaki desteğini kaybettiğinin çok iyi farkında olan Erdoğan, bu seçimlerden başarılı çıkak, oylarını artırmasa da büyük kayıplar yaşamaması gerektiğine inanıyor.

Kapalı kapılar ardında Brüksel’de yapılan görüşmelerde satır aralarına sıkışmış bir cümlesi var; “Halk beni destekliyor” diyor.

Bunu göstermenin yolu da seçimler.

Bunu göstermeyi becerebilirse bir şansı olduğunu düşünüyor ve bu yüzden bu seçimler herkesten çok Erdoğan için çok önemli…

Hasan KAYA

25 Ocak 2014 Cumartesi