Büyük çoğunluk hala susuyor. “Bana dokunmayan yılan” diyor uzak duruyor. Olup biteni uzaktan sessizce seyrediyor.

Susanları anlıyorum, korkanları da. Her insan göze alabildiği kadarını yapar. Fazlasını beklemek haksızlık olur. Üstelik yersiz…

“Korkunun ecele faydası yok” gibi beylik laflar etmenin bazı durumlarda hiçbir anlamı yok. Korku yüreğe girip yerleşince iş işten geçmiştir. Ne dersen de çare olmaz.

Böylesi durumlarda zamandır her şeyin en iyi ilacı. O susanlar bir gün hep bir ağızdan aynı şarkıları söyler, aynı türkülerle yollara düşerler.

Gezi’de böyle olmadı mı?

Oldu…

Demek henüz zaman o zaman değil. Korkanlar, korkmasa da susanlar, sessizce olup biteni seyredenler bir zaman daha olacak. Bu böyle gidecek.

Telaşa hiç gerek yok.

Varsın o muktedir kendi kendine şişinsin, sağa sola saldırıp “ben, ben” desin dursun.

Bu ilk değil.

Halk bazen büyük susuşu ile en olmaz adamları, hiç hayal edemedikleri yükseklere kadar yükseltir.

Sonra bırakıp seyreder, yere yapışıp öyle kalışlarını.

Hasan KAYA
23 Kasım 2013 Cumartesi