.: Solan Fesleğen Kokusu

Ağaran saçlarında kelebek tokası, lastik izi, gözlerin yine uzaklarda solan yeşilin inciten sitemkar sesini arıyor. Az sonra gideceksin biliyorum. Ardında gider ayak söylenmiş sözlerin hepsinin açtığı derin yaralar kanayacak sabaha.

Nereye aktığını bilmeyen taşan bir ırmağın çılgın çığlığına sarılmış susuyorum, birikmiş anıların derin yalnızlığında.

Dağ rüzgarlarının önüne katığı mor sesinde gözlerimi kapatıp geceye, dizlerine uzanıp denizin sesini dinledim. Geçmiş gelecek iç içe susuyor sahil. Anılar biriktirme telaşından uzak, en ıslak öpmeler, en sıcak sarılmalarda çakıl taşı sessizliği uzayıp giden sahil, deniz, sen ve ben.

O andı. Evet, o an; seninle gün hiç bitmesin, gece uzasın sabah hiç olmasın istedim.

Deniz yanı başımızda şehre uzak ışıklarına yakın odamızda saçlarını tarayan parmaklarım, esmer teninde gecenin yanan ellerim sustu, sana konuştum. Sevişmeler yorgunu yastıklar uykuya hasret, kirpiklerin öpüşmeye hazırlanırken gün ağarırdı her seferinde.

Yok yere sebepsiz, kendimize küstük, zamana yenildik. Aynalar kırıldı bir gece vakti kendine sakladı bizi. Soldu fesleğen kokusu bende kaldı.

Kırılmış zeytin dalının yere değen yaprakları kadar nazlı, sahile vuran dalgaların ak köpürüğü kadar sabırsız, incinmiş sesinde soldu birikmiş tüm anılar. Sessiz yorgun bir akşam inerken denize gidişini seyrettim.

Dur diyecek gücüm, gitme diyecek sesim yoktu artık.

Sesini yitirmiş hiç bir yere varmayan dağ yolları, yorgun şehirler, inen akşam, gelen gece hepsi sanki bende başlayıp bende bitiyordu.

Gittin, yolumu bekleyen kim kaldı?

Ardına kadar yalnızlığa açılan bir kapı, odamın dört duvarı, raflarda okunmuş, okunmayı bekleyen kitaplar, dağınık masa üzerinde sıkışmış vazoda solmuş çiçekler, baş ucumda gülümseyen soluk resmin her akşam bekliyor yolumu.

Düşünü kurduğum şiirlerin sokak başlarını tuttuğu gün;  çocukluğumu benden çalan kabusların çıkmazında kendi sokağımda vuruldum.

Bir ömrün kaç yazı oluyor, kaç gülen yüzü, yaprağı kaç mevsim yeşil kalıyor. Bak işte, düştü, yanıyor, alev alev kızıla beni çeken yüreğim.

Hasan KAYA
8 Temmuz 2009 Salı

 

Paylaş