Kavuşma iklimi…

Habersiz çalıyor kapımı gece, karanlık bir yalnızlığa çağırıyor. Ne yaparsam yapayım kurtaramıyorum, en çok ellerim kalıyor karanlıkta. Kapında durduğum günler geliyor aklıma. Susarak, gitmekle kalmak arasında bir yerde durduğum akşamlar.

Kitaplar, dergiler karıştırıyorum, şiirler okuyorum, üstüm başım esin içinde, hangi sessizliğe kendimi bıraksam sen oluyorum.

Telaşlı yorgun günlerden geçiyorum. Çocukluğumdan çağırdığım kimsesiz düşler kuruyorum. Anlamından uzak tümceler içinde gidip geliyorum. Doğru sözcükleri yan yana getirip anlamını bulmaya çalıştığım duygular ve daha bir sürü şey…

Sonra günlerden bir gün, sabahın sesi, ruhuma gamzeli gülüşleriyle çizdiği derin sessizliğini bırakıyor. Susuyorum uzun. Bilmediğim bir nedenden, gençlik yıllarına gidip geliyorum, olanca onuruyla bir delikanlı sevdayı buluyorum kapımda.

Aşk bu hiçbir şeye benzemiyor.

Gözlerinin içine durma telaşını yaşamaya davet ediyor beni, sonra uzun uzun kendime susmaya…

Kavuşmanın bir iklimi var, ona kavuşmanın kendine kavuşmak olduğu. Kendini yeniden bulmak, yeniden sevmek olan. Bütün acıları, bütün yoklukları bir çırpıda silen zamanı geriye alıyor.

“Hakkım var mı” diye sormadan, bütün zamanların yüreğime bıraktığı acıyı, sesiyle sağaltmasını istiyorum. Ellerinden tutup kavuşma ikliminin yorgun yağmurlarına bırakıyorum kendimi.

Bahçe kapısını açıyorum ardına kadar, kuşlar uçarak koşarak geliyor, konuyor gül dalına. Oturduğum yerden bahçe duvarı boyunca yürüyen tekir kedinin ürkek adımlarla geçip gitmesini izliyorum. Sonra bir kelebeğin konduğu susuz kalmış güller, karanfiller, solmaya yakın papatyaları izliyorum.

“Bahar gibisi yok” diyorum…

Ela susan gözlerim yorgunluktan kapanıyor, kirpiklerim öpüşüyor usulca. Her şey seni anlatıyor. Dağların zeytin yeşili, denizlerin mavisi seni bırakıp yanı başıma, içime susuyor gözlerin.

Nereden başlayacağımı bulamıyorum. Ne çok şey biriktirmiştim sensiz. Şimdi hiçbir şey aklıma gelmiyor. Dönüp ellerine uzanırken elim, “Seni seviyorum” diyorum…

Hasan KAYA
15 Haziran 2017 Perşembe

%d blogcu bunu beğendi: