Uzak bir rüzgara kaptırdım yeşilini. Savrulup duruyor hayatın son renkleri. “Son bir kez, denizler kadar mavi gülse ellerime” diyorum kendi kendime, yaralı sevinçleriyle kalkan gün, inan akşam.

Biliyorsun iş yorgunu, işçi ellerim, demiri büktü, şekil verdi hayata anlamlar eğirdi. Yıllarca, bedenim yorgun, başım dik çıktım fabrikadan, ekmek paramı alnımın teri ile kazanmış.

Her gece kendine sürgünlüğümden kalan, o ağır yenilmez mülteci yalnızlığım, sığmadı odalara, avlulara, evlere… sığmadı dört duvar arasına. Yollara taştı, meydanlara doldu, ağır adımlarıma dolanan sessizliği ile her yerde benimle, bende bir yaşama mahkûm olduğundan habersiz. Şu dağların sessizliği, kuşların kanat çırpıp uzaklara gidişinden çok önce, çıktım gidip gelmediğim uzaklara.

Yollar uzun ince, yollar hasret uzunluğu, bir bilinmeze çıkıyordu orta yerinden bölüp kasabaları, köyleri geçken. Nereye gittimse benimle, benden önce vardı her şehre hasretim, kavgam…

Hiçbir şeydi yaşadıklarım; ayaz ihaneti ile gelen geceler kimsesizlerin evlerini yıkmış, ocaklarını söndürmüşken. Bilinsin diye diyorum; o evlerde çocuklar ağlıyordu, aysız bir karanlığı delerek. Anlaması o kadar zor ki; karanlıklara değen gözyaşlarıyla anneler seviniyordu, “ölmedi yaşıyor hala çocuklar” diye.

Nasıl dokunuyor yüreğime şimdi bilemezsin. Hiç denemeyeceğim anlatmayı, tarifi yok. Özlemi hiçbir yere sığmayan, özlemek kadar ağır, zor günlerden kalma bir sessizliğe sığınıyorum. O uzak çan sesleri, kırık bir ezgiye sarılıyor gecenin içinde, geceye değerek. Zemheri soğuğu sabaha bırakıyor çiğ tanelerini, “buradan geçtim” der gibi.

Söylesene, kime küsmüşüm kendimden başka. Bak hiç olmadığım kadar sakinim. Anlam veremiyorum bu sakinliğime. “Yalnızlığımdan” diyorum, avutamadan yüreğimi. Hep yenildiğim o heyecanlarım nerede? Nerede o sabırsız, kavgacı yanım?

“Boş ver, böyle daha iyi” diyor bir ses içimden derin yalnızlığından kopup gelerek.

Şimdi tam burada bir sigara yakmak geliyor içimden, vazgeçiyorum. Çaydan bir yudum, sevgiden bir yudum, aşktan bir yudum, kalkıp sarılıp boynuna öpmek geliyor içimden.

Neredesin?

Hasan KAYA
27 Aralık 2013 Cuma