Avuçlarımda bir top yangın gezdiriyorum
Çaylarımız ince belli bardaklarda soğuyordu. Yüzünde kırgın, kendine kızgın bir hüzün, bardağını göz hizasına kadar kaldırıyor. “Hocam bu yine soğudu. Sana bir sıcak çay...
Sen Uyuyorsun
Günahkar yalnızlıklarımı solan gecenin yıldızlarına asıyorum, ay sessiz sedasız çekip giderken. Dışarıda kuş sesleri karışıyor bir birine ayıramıyorum.
Sen uyuyorsun.
Yastığımda dağılmış saçların dokunmaya kıyamıyorum. Uyanacaksın...
.: Bazı şeyleri fazla mı ciddiye alıyoruz?
Ülkeyi, devleti temsil eden bu makama oturan/oturacak olan kişi halkı o kadar da temsil etmediğini zaten gizlemiyor.
O, Çankaya’da ağırladıkları ve yurtdışı gezilerinde iş adamlarını uçağına doldurup gezilere çıktığını hiç saklamadan, gerçekte kimi temsil ettiğini göstermekten çekinmiyor.
Gitmek istiyorum…
Sabahtan bu yana, bir sokak köpeğinin telaşı, korkusu tutmuş sokağı. Gelene gidene havlıyor, kimseyi sokmuyor sokağa. Kediler, verandaların çatılarında geziyor korkudan. Kuşlar inmiyor yere.
Bir...
Çocuktan aldım haberi…
Babası ile konuşuyoruz. O elindeki arabayı masadaki fincanlar, bardak ve tabaklar arasında gezdiriyor/sürüyor ağzıyla da motor sesi yapıyor. Birden elindeki araba acı bir fren...
Sırtlarını dağlara verdiler…
Gücü yetmediği arkadaşından birkaç adım öteye kaçıp, işaret parmağıyla arkadaşını göstererek, arada tehditkâr sallayarak; “Babama söyleyeceğim. Sen görürsün” diyen çocuk, iç burkan bir mağlubiyeti...
Balyoz “sanıklarının” şaşırdığı hedef
Anayasa Mahkemesi “Savunma Hakkı” ihlali gerekçesiyle, Balyoz Davası ile ilgili tarihi bir karar vermiş, hukuk son bir hamle ile ayaklar altında kalmaktan kurtulmuş.
Ne güzel,...
Ötekilerin ötekileri…
Ötekileştirme kavramı, herkesin dilinde sakız olmaya başladı. Kötü bir şey olduğunu ifade ettiğini bilmeyen yok. Ama “kötülüğü nedir?” diye sorulduğunda yine de doğru dürüst...
Ağır yenilgimiz…
Bazen umutsuzluğa düşüyorum, kendimi söylenirken, küfür ederken yakalıyorum. En çok; “yok düzelmeyecek” diyorum. Aslında dilimin ucuna kadar varan, ama söylemediğim; söylemeye dilimin varmadığı; “böyle...
.: Aşkın yenildiği gün…
Uçan bir halının üzerinde, Basra’dan, Bağdat’a bir solukluk yoldu. Alâeddin ayaktaydı bütün yolculuk boyunca, ben oturmuş halıya yapışmıştım. Korkudan yaşadıklarımın çok da ayrıtına varamayacağım...















