Hasan KAYA
Casusluk: Hakikatin Suç, Sessizliğin Erdem Sayıldığı Düzen
Bir zamanlar casusluk, devletlerin birbirine karşı yürüttüğü karanlık bir oyundu. Haritaların kenarında, diplomatik notaların arkasında, soğuk savaşların dilsiz koridorlarında dolaşan bir kelimeydi. Sınırları geçmek,...
1974 Kıbrıs Harekâtı: Görünen Sebepler, Gizli Hesaplar ve Batı İttifakıyla Uyumun...
1974 Kıbrıs Harekâtı, Türkiye Cumhuriyeti’nin askeri ve diplomatik tarihinde hem kırılma noktası hem de çok katmanlı bir uluslararası kriz örneği olarak yer alır. Resmî...
Batı’nın Günahlarının Gölgesinde Türkiye
Batı’nın tarihi söylendiği gibi, yalnızca ilerlemenin tarihi değildir; aynı zamanda kendi karanlıklarının, günahlarının ve unutuşlarının gölgesinde yazılmış bir trajedidir. Görünürde aklın, bilimin ve teknik...
Yediğimiz Görünmez Yumruklar
Şiddet denildiğinde akla genellikle kanlı sahneler, bağırışlar, sert yumruklar gelir. Oysa insanı en derinden yaralayan, çoğu kez en az görünen şiddettir: yapısal şiddet. Yumruğun...
Platon’un Mağarasında: Yeni Gölgeler, Görünmez Zincirler
Bazen düşünüyorum. Platon’un mağarası bugün karşımıza çıksa, zincirlenmiş insanlar taş duvara değil, ekranlarına mı bakardı? O zaman gölgeydi, şimdi görüntü. Akan haberler, akışın hiç...
Bunlar CEO mu Devlet Başkanları mı?
Bir zamanlar “devlet adamı” denilen bir figür vardı. Halkın önüne çıktığında, sözleri yalnızca kişisel hırsların ya da sermayenin çıkarlarının değil, bir bütünün, bir kamusal...
Sermayenin Zehri, Demokrasi’nin Çöküşü
Sermaye yalnızca bir birikim biçimi değil, aynı zamanda sinsi bir zehirdir: görünmez, kokusuz, ama her yere sızan; değdiği yerde ortak yaşamın nefesini çalan. Bazen...
Zaman, Kuşak ve Çatışma
Bir miras, yalnızca malların, paraların, evlerin ya da borçların ardında bıraktığı bir zincir değildir. Asıl miras, insanın içini saran görünmez yüklerden, geceleri uykusunu delen...
Çocuk, Suç ve Toplumun Kör Aynası
Bir çocuğun adını suçla anmak… Bir çocuğun yüzünü karartılmış bir fotoğraf karesi gibi topluma sunmak… Bu, aslında o çocuğun değil, o toplumu biçimlendiren düzenin...

















