Zaman, Kuşak ve Çatışma

Bir miras, yalnızca malların, paraların, evlerin ya da borçların ardında bıraktığı bir zincir değildir. Asıl miras, insanın içini saran görünmez yüklerden, geceleri uykusunu delen...

Sessizlik 

Sessizlik  Hasan Kaya’nın son kitabı “Sessizlik”, yalnızca bir edebiyat yapıtı değil, aynı zamanda çağın gürültüsüne, bastırılmış hafızalara ve görünmez acılara karşı yazılmış güçlü bir tanıklık. Kaya,...

Çocuk, Suç ve Toplumun Kör Aynası

Bir çocuğun adını suçla anmak… Bir çocuğun yüzünü karartılmış bir fotoğraf karesi gibi topluma sunmak… Bu, aslında o çocuğun değil, o toplumu biçimlendiren düzenin...

Kavramın Kapatıcı Gücü

Her kelime, kendi içinde bir yön, bir sınır ve bir alan taşır. Bu alan, kimi zaman görünmez bir sınır gibi, düşüncenin hareket alanını kısıtlar;...

Dil Olarak Hegemonya

Siyaset yalnızca seçim kazanmak, kanun yapmak veya miting düzenlemek değildir; onun en derin ve kalıcı cephesi insan zihninde yürütülür. Bu cephede savaşın silahları toplar...

Kırın Gölgesinde Tatil: Diyanet Hutbesinde Siyasetin İnce İpliği

Bazen bir ülkenin siyasal iklimini anlamak için parlamento kürsülerine, seçim meydanlarına ya da gazetelerin manşetlerine bakmak yetmez. Asıl ipuçları, gündelik hayatın görünmez aralıklarında, “masum”...

Türkiye’de Siyasetin Ontolojik Düzlemi

Bir toplumun siyasal düzenini anlamak, yalnızca anayasal normlara, güncel iktidar yapılarına ya da seçim sonuçlarına bakılarak gerçekleştirilemez. Gerçekte siyaset, yüzeydeki tartışmalardan ve görünür programlardan...

Toplumu Aileye Kapatmak

İktidarın gündelik siyaset diliyle toplumsal dokuyu örme biçimi arasında uzun zamandır göz ardı edilmemesi gereken derin bir uyumsuzluk hüküm sürüyor. Söylemlerinde sürekli “aile”yi kutsayan,...

Taşların Altında Kalan Adalet: Bir Çürümenin Hafıza Defteri

Bazı şehirler vardır; içinde yaşanmaz, yalnızca sürüklenilir. Bazı zamanlar vardır; saat işlemez, yalnızca geçilir. Ve bazı zihinler vardır; düşünmez, yalnızca boyun eğer. Türkiye’nin son...

Dua ile Borç Arasında

Bir zamanlar dua, sabrın sesi, bekleyişin diliydi. İnsan, başını göğe kaldırır, içinden geçenleri dile döker, sonra sessizce çekilirdi köşesine. Çünkü dua, cevabı olmayan ama...