.: Siyaset Meydanında Dolaşan Hayalet

Hasan KAYA

Bir insan, ne kadar inançlı olursa olsun, gündelik yaşamını inançlarından bağımsız rasyonel aklın yol göstericiliği altında kurar, eylemlerini o akılla tasarlar, hayata geçirir.

Kutsala, rasyonel aklın çözüm üretemediği, geriye dönüşün olmadığı duraksamada dört elle sarılır, medet umar. Hatta bunun için, insanların çok dindar, kutsala bağlı yaşıyor olmaları gerekmiyor.

Çaresizlik insanı bazen inanmadığı işlere de bulaştırabiliyor.

Bu, çıkmayan candan kesilmeyen umudun, kutsalın gücüyle, biraz olsun beslenmesi; özünde ise kederli günleri kendinden uzak tutma çabasıdır.

Gündelik hayatın doğal akışı içinde, sıkça karşımıza çıkar bu. Onulmaz bir rahatsızlığın pençesine düşenler, bilimsel sağaltım yollarını tükettikten sonra, kutsala sarılır, her yolu denerler.

Dualar edilir, nefesi güçlü Hocalar, Şıhlar, Dedeler, denenir, olmadı yatırlara, ziyaretlere koşulur.

Elbette, bu sarılma bir işe yaramaz; hayatın/doğanın diyalektik yasası, insan iradesinden ve kutsal(lar)dan bağımsız işlemeye devam eder, her şey olacağına varır…

Hayatın içinde iş görmeyen, çare olmayan kutsallar, “Siyaset Meydanında” bir işe yarayacaklarsa, başın gövdeden ayrılmasına giden yolda, dik yürümeyi, ayakta kalmaya yarayabilir.

Ancak burada açıklanmaya muhtaç, bir durum söz konusudur. Siyaset Meydanında insanı ayakta tutan, inancın gücü, kutsala olan bağlılığı mı, yoksa rasyonel akıl mıdır bilmek mümkün değildir.

Siyaset meydanına kutsalı ile gelen, başı gövdesinin üzerinde durduğu sürece, çıkmamış o candan hala umutludur. O bir yandan kutsalına sığınırken, diğer yandan, orada bulunanlarla aynı inanç içinde olduğunun mesajını verir, kurtarılmayı bekler. Bu, bağışlanma umudunu var eden mesajın arkasında duran, kurtarılmayı bekleyen, çarpıkta olsa rasyonel akıldır.

İnançları ile gündelik hayatın rasyonel akışı arasına sıkışmış kişiliğin bir sonucu olan, bu varılan duraksamada, siyaset meydanında en güçlü kutsallar hayaletten farksız, çarpık rasyonel akıl çaresizlik içinde, istemediği sona gitmeye razı olmak zorunda kalır.

Hasan KAYA
7 Mayıs 2015 Perşembe