.: Hıyarları şımartmayacaksın…

Bu yıl hıyarlar şımardılar. İroni, kinaye falan yok, bildiğiniz hıyardan söz ediyorum. Hani kibarlık olsun diye salatalık diyoruz ya onlardan…

Nasıl mı oldu bu?

Durun anlatayım.

Her yaz başı, toprakla uğraşmak iyi gelir, kötü enerjiyi alır diye başlıyorum uğraşmaya. Ellerim şişiyor, oram buram tutuluyor, adam akılı yoruluyorum.

Bu zahmetim karşılığında, bütün yaz kahvaltı masasında taze, kimyasal görmemiş domates, biber, hıyar oluyor.

Değiyor mu?

Değiyor…

Bu yıl da uğraştım, yoruldum güzel de tutular. Boylandılar bahçeyi sardılar derken, bir de baktım ki; boylarına poslarına göre üzerinde çiçek falan çok yok.

Aldı mı beni bir telaş.

Tutmayacak bunlar, emekler boşa gidecek diyerek ziraatın yolunu tutum.

Genç bir ziraatçı arkadaşa durumu anlatım.

Hemen de bildi; “çok mu su verdiniz” dedi.

Ne biliyim!

Çok olup olmadığına karar veremedim; “akşamdan akşama” demeyi yeğledim.

O da, gülümseyerek “şımartmışınız hıyarları” dedi.

Şakayı uzatmak adına; “O zaman akşamdan akşama kurmayım masayı artık” dedim. Ziraatçı genç arkadaş, sırasını bekleyen diğer müşterilerle birlikte güldü. Sonra, geri dönüş olmadığını, sulamaya devam etmemi söyledi. Ardından yaz meyve ve sebzesinin pek su istemediğini, verilirse hemen şımaracağını, daha seyrek çiçekleneceğini ve bunun da; ne kadar çiçek o kadar meyve, sebze alabileceğim anlamına geldiğini anlattı.

Biraz düşününce, son derece mantıklıydı. Sonuçta yazın yetiştiğine göre su çok istemiyor olmalıydılar. Ama bulunca da, bol bol içip şımarıyorlardı.

Lafı daha fazla uzatıp meşgul etmemek için, teşekkür edip ayrılırken, aklımda insanın da yaz meyvesi, sebzesi gibi olduğunu düşünüyordum. Benim yaptığım gibi hıyarlara suyu, insana sevgiyi, ilgiyi, alakayı biraz fazla verince şımarıyor. Sen büyüksün, dünya liderisin deyince coşuyor, kendinden geçiyor. Büyüyor, serpiliyor, her şeyi kendine hak sanıyor, ama arıların, rengin renk kelebeklerin gelip konacağı çiçek açıp meyveye/sebzeye durmuyor.

Bildiğiniz ot olup bahçeyi sarıyor, başa bela oluyor..
 
Hasan KAYA
2 Temmuz 2016 Cumartesi

%d blogcu bunu beğendi: