.: Islak yangınlar…

Zemheri gülü, pembe solgun güzelliğiyle çok kalmıyor; rengini, kokusunu bırakıp avucuma gidiyor. Ardında o kocaman sessizlik, o beyaz karanlık gecenin içinde yitip kayboluyor.

.: Kendimle barıştım…

Başkasını sevmenin kolayı, kendini sevmekten, kendimizle barışmaktan geçer. Kendisiyle barışık insan, çevresiyle dost, arkadaştır. Bu barış sadece çevresindeki insanlarla değil, uçan kuşu, yerdeki karıncayı gül dalındaki dikeni de içerir.

Hak ettiklerim…

Toyluk zamanlarımdı, insanın en iyisini, en güzelini yaşamaya hakkı olduğuna inanır, ne kadar güzellik varsa yaşayacağımı, ne kadar iyilik varsa göreceğimi düşünüyordum. Öyle olmuyormuş… Durduk yere...

Çocukluğun Susturulduğu Sayfa

Kitabın yeni bir sayfası açılıyor şimdi. Bu da sessizlikle başlıyor. Ama bu kez sessizliği çocuklar taşıyor. Ufak ellerinde taş, çekiç, bez torbalar. Ayaklarında delik...

Orada her söz yarımdı…

Bir yerden başlamak gerekiyordu, kendimden başladım. Kimseyi suçlamadan, kimseye kırgınlık duymadan… Herkesin geçerli bir sebebi vardı, herkes kendince haklıydı. Gemiler yakılmışsa, gidilen yerden dönmemek içindi. Gözü...

Deniz çoğalıyoruz

Aynı şeyleri yaşadığımız yanılsaması içinde tarihin bir tekerrür olduğunu söylüyoruz, düşüp bir masalın içine, korkularına yenilmiş, telaşını saklamayan bir masal kahramanı gibi duyumsuyoruz kendimizi. Bir...

Düşlerin gücü, hayatın rengi…

Bazen düşlerimize yetişemediğimizi, her şey için geç kaldığınızı düşünür, alıp başını giden düşlerin ardından öylece durup baktığımız yanılsamasına düşeriz. Oysa hiçbir şeyin, bir yere gittiği...

Sessizlikte Gömülenler: Savaş, Sermaye ve Sessiz Tanıkları

“Sessizlik bazen bir bombadan ağırdır; Çünkü o sessizlikle yaşayanlar, ölümü her sabah yeniden yaşar.” Bazen bir savaşın başlangıcı, gecenin sessizliğini yırtan bir roketle değil; yıllar önce...

.: Dudağımdaki uçuk sessizlik…

Her şeyi anlatabilirim. Uçan kuşu, susan suları, rüzgârın önüne düşmüş giden bulutları, dağların yeşilini, morunu. Akşamın alaca karanlığını, o yorgun adamları, kadınları, o gülen...

Haksızlık…

Ayak üstü tutuştuk lafa. Hal hatır sorduk, havadan sudan şeylerden söz ettik. Sordu, tutamadım dedim diyeceğimi. Daha lafım bitmeden atılıp: “Haksızlık ediyorsun” dedi. “Bu...

Son Eklenenler