.: Demlenmiş hayatlar…
Hayatı, her eli kalem tutan bir şeye benzetir ve ben hep şaşarım bu benzetmeleri okudukça. Senin hayatı çay içmeye benzetmen gibi. ”Hayat, demi tutmuş...
İstanbul’da Bir Gün
Evden çıktım. Dar sokak aralarını arkamda bırakıp ana yola indim. Gelen geçen taksilere el kaldırıyorum, duran yok. Müşteri beğenmiyorlar. Bu da durmazsa yürüyeceğim diyip...
Kendime anlatıyorum…
Garip belki, ama bazen kendimi dahi anlamıyorum. İnsan en çok kendini anlamıyor. En çok kendini bilmiyor. O her şeyi bilenler var ya; en çok kendini bilmeyenler…
Faşizm korkulacak bir sistemdir…
Kaçtır aynı şey oluyor, konuşmanın orasında bırakıp gitmek istiyorum. Hem de ne gitmek, masaları devirip gitmek geliyor içimden…
Bazen yazarken de aynı duygu gelip buluyor...
.: Bozulan büyü…
Bana da olmuştur. Kendimi en güvende duyumsadığım yer odam olur. Çalışma masamdan kalkmak istemem. Kalkınca gideceğim adres bellidir. Yatak odası, sabah yorgun argın çıktığım...
Yaşamak istediklerimiz…
Neler yaşamak istiyor insan, neleri söz edip demek geçiyor içinden. Hiç denemeden, denemeye cesaret edemeden…
Yaşadıklarımız, hayat denen deryada bir damla, yaşamadıklarımızın yanında…
Aklıma her geldiğinde...
Vasil’in duvar ustası…
İçinde oturduğunuz evler, çalıştığınız işyerleri, daireler apartmanlar, sırtınızı verdiğiniz duvar, kapı araları merdiven boşlukları, çatıda kiremitler pencereler olmadan yaşam ne zor olurdu değil mi....
Hain, suçlu giden bizdik, kalan biz olduk…
Ben kendimi bildim bileli, bu ülkede birileri hep hain ilan edildi, birileri hep kötü oldu. Bir delinin parmağı ile gösterdiği o hain, bazen bir...
.: Çocuklar Suçluyuz
Aşağıda okuyacaklarınız, Diyarbakır 75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi'nin hazırladığı, Sokak Çocukları Rehabilitasyon Merkezi Derneği'nin yayımladığı "Düşler ve Sokak" kitabı için çocukların yazdıkları metinlerden...















