.: Kadehimde gece…
Geceyi doldurdum kadehime, içiyorum. Hadi, bana bir türkü çal canım efendim.
Yeter ki; bir türkü olsun; hangi yöreden, hangi dilden, kimden olursa olsun... O hüzünlü...
Hak ettiklerim…
Toyluk zamanlarımdı, insanın en iyisini, en güzelini yaşamaya hakkı olduğuna inanır, ne kadar güzellik varsa yaşayacağımı, ne kadar iyilik varsa göreceğimi düşünüyordum.
Öyle olmuyormuş…
Durduk yere...
Öylesine bir yazı…
Bu yazı; öylesine bir yazı olmaya aday. Öylesine içimden geldiği gibi bir yazı olsun istiyorum. Kuralsız, biraz kendi halinde, büyük sözlerden uzak…
Sarı sıcak, yalnız...
.: Eren Derdiyok; başarının bedeli…
Mayıs ortası İsviçre hala serin, arkadaşlarla buluştukça ısınıyoruz. Erkan ile buluşma, hayatı o ciddiye almama, biraz bohem, biraz anarşist yanından sarılma hemen bana da...
“Dağlarına bahar gelmiş memleketimin”
1977 Mayısının ilk günü korkularımızın ve acının sağılıp içimize damladığı gündür. Ve kaç gün vardır böyle acıları içimize damlatan. Şimdi acılar içine damlarken durmadan...
Gayret Sokağı
Kayıp Günlükte yeşil, mavi, asi kırmızı, küs sarı… Uzak yollar, özlemler, bir acı kahvenin tadı… Çiçeklerinin hepsi renk renk mevsimsiz solmuş…
Hep zoru hayatın, hep...
.: Islak yangınlar…
Zemheri gülü, pembe solgun güzelliğiyle çok kalmıyor; rengini, kokusunu bırakıp avucuma gidiyor. Ardında o kocaman sessizlik, o beyaz karanlık gecenin içinde yitip kayboluyor.
Dar Sokakta Dar Zaman
Kaçıncı mevsimdi, aylardan hangisi. Takvim yaprağından hangi gün sallanıp düşmüştü bilen yok. Kadın güzeldi. Yüreği kadardı güzelliği. Yüzü aynasıydı yüreğinin. Gözlerinde ışıklı bir gülümseme...
.: Kimlerden kaçıyoruz?
Bazı insanlar size ilk tanışmada sıcak ve sevecen gelirler. Hiç düşünmez, hemen oracıkta seversiniz. Çünkü öyle sıcak ve içten gülümser, gülerler ki içiniz de...
















