Yara izi…

Topuma vurdun kavga, oyunumu bozdun kavga... Çocukların bir biri ile uğraşmadığı bir an olabilir mi? Belki olur. Ama bizim olmadı. Oyuncaklarımızın olmamasından, biz bir birimizle oynardık. Bir birimizi oyuncak ederdik oyunlarımızda. Uzun eşek, birdir bir, saklambaç en çok oynadıklarımızdan...

Şair olmak zor iş

Çok sonraları öğrendim ki, şair rüzgâra karşı göğsünü açıp yürüyendir. Korksa da gördüğünü, bildiğini demekten korkmayandır. Sözü uzun etmeden gördüğünü, bildiğini herkesten önce demesini bilen, yüreğin ve aklın yolunu bulandır.

Söz taştan ağırdır

Kürt çocukların, sokak aralarında panzerlere diklenmesine, taş atmasına hop oturup, hop kalkanlar, kıyameti koparanlar, şimdi biliyor mu kime taş attıklarını, kimi yaraladıklarını… Söz taştan ağırdır. Her sözün atılan taştan daha çok yürek yaraladığının farkındalar mı?

Düşlerim…

Bazen sebepsiz, hiç düşünmeden ”Seni seviyorum” der gibi düşlerimi anlatmak geliyor içimden. Sonra hüzünlerimi, kederden boğulduğum akşamlardaki yorgunluğumu... Biliyorum anlayacaksın; ekmeğimi üleşir gibi sevinçlerimi paylaşmak isteğimi.

Yeşil bahar

İnsan paylaştıkça ısınıyor, paylaştıkça çoğalıyor. Kar yağsın, elerim üşüsün. "Donmuş bunlar" diyerek nefesinle ısıtmanı özledim. Çatma kaşlarını, üzülme böyle her şeye... Sen böyle yapınca parmak uçlarını yakan sızıyı unutuyorum...

.: İnsan denen garip şey…

İnsan var olan canlılar içinde en garip olanıdır. Son derece karmaşıktır, bir biri ile çelişen birçok özelliği bir arada taşır. İnsanı hiç bir canlı...

.: Deryalar damlalardan oluşur

Büyük şehirlerin kalabalık kavşaklarında, büyük alanlarında kâğıt mendil, sakız bazen simit satan, bir köşeye oturmuş derme çatma bir boya sandığı ardında bir yandan “Boyayalım...

Uzak ülke…

Ne zaman, kimde görsek uzanıp tutmak gelir içimizden ve biliriz ki bu olanaksızdır. Ne yaparsak yapalım tutamayacağız o inci tanelerini, yerlere dökülseler toplayamayacağız. Öyle bizde ıslak yanaklardan öpmenin dayanılmaz isteğini kışkırtarak akacaklar.

.: Kaçan ilmik…

Aynı manzara. Zakkumlar arasından görünen hırçın deniz. Mavi değil. Daha çok gri, daha çok kirlenmiş bir hırçınlık bu. O delirdikçe içimde bir durağanlık, dinginlik oluşuyor. Hiç değilse yüreğimin susmasına seviniyorum. Kendimi kandırmak mı bu…

Çocuklarla gülen dünya…

Kederden öleceğini sandığın anlar olur. Dünyaya küstüğün, kendine darıldığın anların... Hiç bir şey ve hiç kimse seni kandıramaz ve seni alıp bir güzelliğin kenarına götüremez hiç bir güç. Ne annenin şefkatli sözleri, ayrılıklar sonrası babana kollarını açıp koşmaların ne de sevgilinin kollarına düşmeler seni avutamaz

Son Eklenenler