Korkma sönmez, memleketimi seviyorum
Kime sorarsanız korkma sönmez, memleketini seviyor, devleti için çalışıyor.
Döven, dövülen, vuran vurulan, hırlı hırsız, katil… Siyasiler, cami hocası, futbolcu, dopingli halterci, şarkıcı, söz yazarı,...
Çocuklarımız…
Çocuklarımız öğrenim görsünler, yaşama hazırlansınlar diye okullara gönderiyoruz. Örneğin süper markete kazıklanmadan paralarının üzerini almasını öğrenecekler...
“İki kere iki kaç oğlum” diye sorduğumuzda bilmeleri büyük bir...
.: Dilek ağacı…
O yıllarda modaydı. Okul bitti bitecek, herkesin elinde bir defter. Sevdiğine, sevmediğine uzatıp, hatıra kalması için bir şeyler yazmasını isterdi.
Aklına bir şey gelmeyen işin...
Karıncalara su veriyorum
Sabahın hangi vakti, günlerden hangisi, biraz yorgun, sessiz oturdum düşünüyorum. İş çıkışı yollara düşen telaşım, önce sen geçtin, ardından ben. Sonra anılar ve mor...
Ölen çocukluğumuzdu…
Birlikte oynadığım çocuklar her kavga, her anlaşmazlık sonrası; “Kürt, kuyruklu Kürt” diyerek beni kızdırmaya çalışırlardı. Bazen büyükler de çocuklaşır; dövdüğüm oğullarının, saçını çektiğim kızlarının intikamını bu sözü söyleyerek almak isterlerdi…
.: Ciao bella, ciao…
Sabahtan bu yana içimden türkü söylemek geliyor. Söylüyorum da. Söylemek değil bu, mırıldanmak. Her dilime dolandığında beni anılarımla baş başa koyan, eskimeyen (en azından...
Sende Çıplak
Kimim ben” diye çok sordum kendime “Neyin, nesisin, ne olmak istiyorsun.” diyip çok uğraştım kendimle. Yüreğimi, usumu sorguladım.
Bir şey olmak istediğim yok. Bir baltaya...
.: Not Defterinde Kalanlar
Eskiden, kareli defterler alırdım. Kapağına “Karalama Defteri” diye yazar başlangıç tarihi atar, elimin altında tutardım. Yıllar içinde birçok defterim oldu, aklıma geleni yazdığım, notlar...
.: Bir yakamoz öyküsü…
Aklımda bir yakamoz öyküsü, çok sonra anlatacağım; pul pul sulara dökülmüş yalnızlıklarımı. Gözlerimi yumuyorum, bütün bir şehir, bir dağ ve denizlerin hepsi geçiyor kadehimde...
.: Yalnızlığıma gidiyorum…
“Sus be adam” dedim “Sabret, her aklına geleni demek zorunda değilsin.” Bazen kırıp döktüm, yıkıp yerle bir ettim. Gördüğümü, bildiğimi ve ne düşünmüşsem hepsini...
















