.: Ne olsam…
Sevgi olsam, bir sabah iş öncesi usulca saçlarınıza dokunurdum. Bir saksıda tutsak değil, çit boyu bahçede, bir yamaçta kayaların doruğunda çiçek olurdum. Ama illa...
.: Neni de neni sen uyu halkım…
Bazen dayanamıyorum, masaları devirip ayağa kalkıp, yüzlerine bir tokat atar gibi; “Yalan söylüyorsunuz ulan” diye bağırmak istiyorum.
“Cennetmiş! Kimin cenneti bu…”
Savaş uçakları kalkıyor, bombalar patlıyor,...
.: Annem bana kuzum derdi…
Doğrulan günün ayakucunda bir şeyler sanki hep eksik, hep yarım kalıyor. Sana diyemediğim bir söz var; gün güne eklendikçe çoğalıyor. Bir söz, bin söz oluyor. Dilimin ucunda kızılca kıyamet; eğlenip duruyor hangi dilde söyleneceğini bekliyor. Lal bir aydınlık, uzadıkça uzuyor gün. Sarhoş bir akşam iniyor şehre. Başım dönüyor.
Korkma sönmez, memleketimi seviyorum
Kime sorarsanız korkma sönmez, memleketini seviyor, devleti için çalışıyor.
Döven, dövülen, vuran vurulan, hırlı hırsız, katil… Siyasiler, cami hocası, futbolcu, dopingli halterci, şarkıcı, söz yazarı,...
Çocuklarımız…
Çocuklarımız öğrenim görsünler, yaşama hazırlansınlar diye okullara gönderiyoruz. Örneğin süper markete kazıklanmadan paralarının üzerini almasını öğrenecekler...
“İki kere iki kaç oğlum” diye sorduğumuzda bilmeleri büyük bir...
.: Dilek ağacı…
O yıllarda modaydı. Okul bitti bitecek, herkesin elinde bir defter. Sevdiğine, sevmediğine uzatıp, hatıra kalması için bir şeyler yazmasını isterdi.
Aklına bir şey gelmeyen işin...
Karıncalara su veriyorum
Sabahın hangi vakti, günlerden hangisi, biraz yorgun, sessiz oturdum düşünüyorum. İş çıkışı yollara düşen telaşım, önce sen geçtin, ardından ben. Sonra anılar ve mor...
Ölen çocukluğumuzdu…
Birlikte oynadığım çocuklar her kavga, her anlaşmazlık sonrası; “Kürt, kuyruklu Kürt” diyerek beni kızdırmaya çalışırlardı. Bazen büyükler de çocuklaşır; dövdüğüm oğullarının, saçını çektiğim kızlarının intikamını bu sözü söyleyerek almak isterlerdi…
.: Ciao bella, ciao…
Sabahtan bu yana içimden türkü söylemek geliyor. Söylüyorum da. Söylemek değil bu, mırıldanmak. Her dilime dolandığında beni anılarımla baş başa koyan, eskimeyen (en azından...
Sende Çıplak
Kimim ben” diye çok sordum kendime “Neyin, nesisin, ne olmak istiyorsun.” diyip çok uğraştım kendimle. Yüreğimi, usumu sorguladım.
Bir şey olmak istediğim yok. Bir baltaya...















