.: Yüreğimi vurdum kanıyor…
Bu coğrafyada zalim olmak hiç de zor değil. Belki de; olabileceğimiz en kolay şey.
Bir akşamüzeri, iş çıkışı, insanlar evlerine dönerken, şehrin en kalabalık yerine...
Çocukça düşlerim…
Denizler, göller girdi bir birine, akan sular karıştı, bulandı. Havada toz bulutu, duman, önümüzü, bir adım ötesini göremiyoruz. Silahların gölgesinde, patlayan bombaların altında barışını...
Bana Her Gün Bayram
Yine böyle bir bayram günüydü, bir hafta önceden alınan özenle saklanan yeni elbiselerimi ve ayakkabılarımı giyindim. Sandalyenin üstüne çıkıp bir sağa bir sola dönüp...
Ömürsüz aşklar…
Dün akşam, tesadüfen karşılaşıp, ısrarlarıyla oturduğum masada dinleyici, birazda kenar süsüydüm. Zaten kimseye söz vermeden konuşuyordu; Mehmet’in üniversite yıllarından arkadaşı…
Masada anıların uzak hüznü, rakı,...
İçimdeki zehir…
Sizi bilmem; ama benim kafam fena halde karışıyor. Kimseyi anlamıyorum. Herkes beni şaşırtmak, kafamı karıştırmak için sanki kendince nedenini bilmediğim bir yarış içinde.
Öyle ki;...
Dizelerin sessiz yalnızlığı
Dalgın, başı önde gelip oturdu masaya. “Hoş geldin” dediğimde başını kaldırdı. Gözlerimin içine bakıp bir şeyler arandı.
Sustu.
“Neyin var” dememi bekliyordu. İnatla, birazda sabırla sormadım....
.: Kadehimde gece…
Geceyi doldurdum kadehime, içiyorum. Hadi, bana bir türkü çal canım efendim.
Yeter ki; bir türkü olsun; hangi yöreden, hangi dilden, kimden olursa olsun... O hüzünlü...
Hak ettiklerim…
Toyluk zamanlarımdı, insanın en iyisini, en güzelini yaşamaya hakkı olduğuna inanır, ne kadar güzellik varsa yaşayacağımı, ne kadar iyilik varsa göreceğimi düşünüyordum.
Öyle olmuyormuş…
Durduk yere...
Öylesine bir yazı…
Bu yazı; öylesine bir yazı olmaya aday. Öylesine içimden geldiği gibi bir yazı olsun istiyorum. Kuralsız, biraz kendi halinde, büyük sözlerden uzak…
Sarı sıcak, yalnız...

















